Haber

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, TRT Dünya Vatandaş İnsani Filmler Festivali Açıklamasında Konuştu

Cumhurbaşkanlığı İrtibat Lideri Fahrettin Altun, İsrail’in hukuk tanımayan insanlık dışı eylemlerinin büyük bir zulme ve sistematik katliama yol açtığını belirterek, “Yıllardır ‘Filistin sorunu’ diye bir sorun konuşuldu. Hayır, Sorunun adı İsrail sorunudur.Sadece Ortadoğu değil, “Bölgemiz, sadece coğrafyamız değil, bütün dünya bu sorunla karşı karşıya.” dedi.

Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen TRT Dünya Vatandaş İnsani Sinema Festivali’nde konuşan Altun, acı ve çaresizlik içindeki milyonlarca insana sanatın gücüyle dikkat çeken festivali çok değerli bulduğunu söyledi.

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından Batılı siyasetçiler ve sosyal bilimcilerin, 21. yüzyılın insanlık için refah ve barış dönemi olacağının müjdesini verdiklerini hatırlatan Altun, büyük ölçüde askeri çatışmalar, ekonomik krizler, toplumsal patlamalar ve insani yardım ihracatıyla ilgilendiğini söyledi. Batılı olmayan bölgelere yönelik trajediler. Durumun kısa sürede anlaşıldığını ifade etti.

Barış ve refahın tüm insanlık için değil, Batı merkezli ‘insanlık’ tanımına uyan toplum ve gruplar için müjdelendiğini hatırlatan Altun, şöyle konuştu: “Günümüzde hâlâ milyonlarca insan hayatını kaybediyor ya da yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalıyor. Savaş ve şiddetli çatışmalar nedeniyle ikamet Birleşmiş Milletler (BM) “Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin bu yılın ortası itibarıyla paylaştığı veriler, bugün dünyada yaklaşık 110 milyon insanın çeşitli nedenlerle zorla yerinden edildiğini gösteriyor.” dedi.

BM bilgilerinin adalet duygusunu zedeleyen bir tablo ortaya koyduğunu vurgulayan Altun, “Dünyadaki mültecilerin ve çeşitli nedenlerle uluslararası koruma arayan bu kişilerin yüzde 76’sı düşük ve orta gelirli ülkelerde barındırılıyor. Bunlar gelişmiş ülkeler. Refah düzeyi daha yüksek olan ülkeler.” Krizin sorumluluğunu almaktan ısrarla kaçınıyor. Çoğunluğunu Suriye’den, Ukrayna’dan, Afganistan’dan, Güney Sudan’dan ve Myanmar’dan gelen sistematik olmayan göçmenlerden oluşan bu insan toplulukları, maalesef insanlığın çektiği acıların sadece bir kısmını ortaya koyuyor. Çatışmalar, iklim değişikliği ve küresel sakinlik nedeniyle bugün, yakın tarihin en kötü durumu yaşanıyor. “Büyük bir gıda krizinin yaşandığı dünyamızda, 53 farklı ülkeden yaklaşık 222 milyon insanın gıdaya erişimde güvensizlik yaşadığı tahmin ediliyor.” İfadelerini kullandı.

Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile yüzbinlerce insanın evsiz yaşamaya çalıştığını ve buna bağlı olarak birçok yerde suç oranlarının hızla arttığını kaydeden Altun, bu durumun etkilerinin uzun sürecek toplumsal kırılmalara neden olabileceğini vurguladı. onlarca yıldır nesillerin kaybolmasına neden oluyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) verilerine göre yalnızca ABD’de yaşayan evsizlerin sayısının 600 bin civarında olduğunu belirten Altun, “Bazı Batı ülkelerinde artan İslamofobi ve Müslümanlara yönelik saldırılar sürüyor. Demokrasinin beşiği olarak görülen, ifade özgürlüğüne ve yaşam tarzına hiçbir müdahalenin olmadığı iddia edilen ülkeler.” “Teröristlere yönelik baskınlar bunun en somut örneklerinden biridir. PKK/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütleri tarafından çatışmalarda en ön saflara zorlanan çocuklar, büyük şirketler tarafından işçi olarak çalıştırılan çocuklar da bunun en somut örneklerinden biridir. Daha fazla kâr uğruna yaşananlar da mevcut insani durumu ortaya koyan bir başka trajedidir.” dedi.

“Filistin sorunu olarak ifade edilen sorunun asıl adı İsrail sorunudur.”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına değinen Altun, şöyle devam etti:

“Hiç şüphe yok ki bugün bu insani trajedilerin en ağırı Gazze’de yaşanıyor. Tüm insanlığın gözü önünde büyük bir barbarlık, zulüm ve büyük bir zulüm yaşanıyor. İsrail’in hiçbir hukuk tanımayan insanlık dışı eylemleri büyük bir zulmü beraberinde getiriyor. ve sistemli bir katliam Bugün dünyada bazı kesimlerin yıllardır ‘Filistin sorunu’ olarak dile getirdiği sorunun gerçek adını tüm dünyaya haykırdığımız bir noktadayız. İsrail sorunu. Yıllardır ‘Filistin sorunu’ diye bir sorundan bahsediliyor. Hayır, sorunun adı İsrail meselesi. Sadece Ortam “Sadece Doğu değil, sadece bölgemiz değil, sadece coğrafyamız değil, Bütün dünya bu sorunla karşı karşıya.”

Bazı ülkelerin İsrail meselesiyle yüzleşme cesareti gösterdiğini belirten Altun, “İsrail meselesi görmezden gelinmeye devam edildiği sürece, tarihsel olarak büyüyen bu kriz daha da büyüyecek ve insanlığı tehdit etmeye devam edecektir.” söz konusu.

Birçok uluslararası kuruluşun dünya çapındaki trajedilere ilişkin istatistikler yayınladığını belirten Altun, “Sayılar, grafikler, anlam açısından hazırlanan sayfalarca rapor şüphesiz çok değerli. Ancak öte yandan ne olursa olsun bu yazılı raporlar, bunlar istatistikler zaten dezavantajlı durumda, ezilen, milyonlar ihtiyaç sahibi.” İnsanlığın acısını dindirmek yeterli değil. Aklımıza hitap eden rakamlardan çok, acı ve muhtaçlığın ne demek olduğu, tıpkı sinema filmleri gibi burada yarışan sanat eserleri gibi, sanatın yarattığı yüreklerimize dokunacak anlatılarla anlatılabilir. İnsani krizlere karşı bizi harekete geçirecek asıl şey sayıların azalmasıdır. “Mesele trajediler ya da kategorize edilmiş trajediler değil, bu tür acıları ve bu acıları tek tek yaşayanların hayatlarını anlamaktır. Gerçek insan hikayelerini tüm insanlığın önüne koyabilmelidir.” dedi.

Altun, TRT Dünya Vatandaş İnsani Film Festivali’nin 2018 yılından bu yana bu hedef doğrultusunda bir sorumluluk üstlendiğini ve dünya çapında mazlumları, muhtaçları ve acıları anlamamıza yardımcı olacak eserler üreten sinema sanatçılarını aynı amaç etrafında birleştirdiğini kaydetti. .

“Türkiye, ateşkesin garantörü rolünü üstlenmek için sorumluluk alan ve somut tekliflerle bölgeye yardım gönderen ilk ülkelerden biri oldu.”

Türkiye’nin insani dış politika yaklaşımıyla bugüne kadar farklı coğrafyalarda gösterdiği çabaların, bölgesel ve küresel düzeyde barış, adalet, istikrar ve güvenliğin tesis edilmesi yönünde son derece değerli girişimler olarak tarihe geçtiğini belirten Altun, şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde küresel adalet arayışına öncülük ediyor ve ‘Dünya beşten büyüktür’, ‘Daha adil bir dünya mümkün’ diye cesaretle söyleyebiliyor. Nerede olursa olsun yardıma koşan ilk kişi Anadolu’dur. mazlum ya da muhtaç gören, sahip olduğunu ilk paylaşan kişidir ve en büyük erdemdir, haksızlığa karşı davranan bir ülkedir. Çatışma karşısında sessiz kalmanın bir erdem olduğuna inanan insanların vatanıdır. Bunun en son örneğini İsrail’in Gazze’ye düzenlediği insanlık dışı baskınlarda gördük ve görmeye devam ediyoruz. Türkiye, Gazze’deki çatışmaların ve insani trajedinin bir an önce sona ermesi için ateşkesin garantörüdür. İsrail’in rolünü üstlenmek gibi somut tekliflerle sorumluluk alan ve bölgeye yardım gönderen ilk ülkelerden biri oldu. Batılı ülkeler, açıkça savaş suçları işlediği İsrail’in saldırılarını yasallaştırmaya çalışırken, Türkiye ise İsrail’e karşı mücadele ediyor. İsrail’in Gazze’de ve Filistin’in çeşitli yerlerinde uyguladığı sistematik zulüm. Büyük Filistin Mitingi ile tek vücut olup dünyaya mesaj verdiler. “Türkiye, devlet ve millet birliğiyle bu zulmün karşısındadır ve mazlumların yanındadır.”

Sözde medeni ve demokratik ülkelerin gösterdiği ikiyüzlülük ve korkaklığa karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçekleri haykırmaya devam ettiğini kaydeden Altun, “Biz Türkiye olarak küresel ve bölgesel sorunların çözümünde insani yaklaşımın her zaman ön planda tutulmasından yanayız.” Sorunların çözümü ve diplomatik kanalların her zaman açık tutulması.Bu bağlamda kamu diplomasisi gibi modern devletlerarası etkileşim araçlarının aktif olarak kullanılmasına, kriz ve trajedilere karşı proaktif ve önleyici mekanizmalar geliştirilmesine azami özen gösteriyoruz.Bu bağlamda ülkemizin asla Küresel barış ve istikrar konusunda sorumluluk almaktan çekinen ve bu konudaki hassasiyetlerini dile getiren kamu yayın kuruluşumuz TRT, kendi faaliyetlerimizi “Bunu kendi alanına başarıyla taşıması bizim için son derece sevindirici. TRT Dünya Vatandaş İnsani Film Festivali’ni de Türkiye’nin bu konudaki hassasiyetinin kurumsal tezahürlerinden biri olarak okumak lazım.” açıklamasını yaptı.

Altun, dünyanın dört bir yanından yüzlerce sinemanın festivale başvurmasının çok değerli olduğunu kaydederek, başta TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı olmak üzere festivalde emeği geçenlere teşekkür etti.

iskenderunajans.xyz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu